Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
bila kayd u şard

VEL-ÂSR ÜÇ ÂYED ÂSR- â YEMİN OLSUN.
 
Haz
24
    

 

 

Muhafazakârların, darbeye karşı çıkarken

solun

değerlerine, demokratlığına,

başkası için mücadele etme”

azmine ihtiyacı var.


Muhafazakârlarla sol demokratların elele

vermesi gereken bir dönemden geçiyoruz.


Ortak bir amacımız var çünkü.


Muhafazakârlar ve solcular

 Türkiye’de sivil siyaseti etkisizleştirecek gizli ya da açık bir darbe hazırlığı sürüp gidiyor.

Ortaya çıkan belgeler 2004 yılından beri türlü biçimlerde girişimlerin yapıldığını gösteriyor.

Bazen bizzat askeriye buna hevesleniyor, bazen muhtıra yolu deneniyor, bazen sivil toplum

kuruluşları cepheye sürülüyor, bazen de yargı bu amacı gerçekleştirmek için harekete geçiyor.


Ne dünyada, ne de Türkiye’de bir darbe medyasız yapılamaz.

Medyada da darbenin hazırlıklarına çanak tutan yazarlar ve gazeteler var.

Darbeyi destekleyenlerin yaptığı en büyük oyun, hedefin sadece AKP  olduğunu söyleyip, tartışmayı AKP’nin hataları

üzerinden yürütmek.


Bu taktiğin asıl amacı, şeriat ihtimalinden gerçekten korkan samimi bir kitleye, İran gibi olacağımıza, darbe olsun” dedirtebilmek.


AKP’nin hataları da bu kesime çok yardımcı oluyor.


Ama bu darbe hazırlıklarının asıl hedefi AKP değil.
İki temel hedefi bulunuyor.
Birincisi, hızla uyanan halkı siyaset dışında tutabilmek...
İkincisi de, Avrupa Birliği’ne giden yolu kesmek.


Bugün AKP, iktidardan çekilse ya da düşse ve yerine halkın desteğine sahip, Avrupa Birliği’ne üye olmayı arzulayan

başka bir parti gelse de bu darbe istekleri bitmez.


Çünkü onlar “irticanın” gelmeyeceğini biliyorlar.


İhracatı 120 milyar dolara yaklaşan ve bu ihracatın önemli kısmını Anadolu’daki “muhafazakâr sermayenin

 gerçekleştirdiği bir ülkede irtica olmaz.
Bizzat o sermaye irticaya karşı çıkar.
Avrupa yolunun kapanmasını ve ihracatın durmasını istemez çünkü.
AKP’nin “türban” kararını en çok eleştirenlerden birinin de o Anadolu sermayesi olduğunu unutmayın.
Darbeciler, bu gerçeği biliyor.


Onlar, halktan ve Avrupa’dan korkuyorlar.


Darbeye Anadolu sermayesi direniyor.


AKP’nin “varoşlardaki” işsiz ve sahipsiz kitlesi de darbeye, “artık aşağılanmaktan bıktıkları” için karşı çıkıyorlar.
Ama neticede darbeye en kuvvetli itiraz muhafazakâr kesimden geliyor.


Utanç verici gerçek, “sol” kesimin aynı kuvvetle darbeye karşı sesini yükseltmemesi.


Sanırım bunun önemli nedenlerinden biri “AKP’li görünme” endişesi.
Hâlbuki Türkiye’nin bu büyük kırılma noktasında darbe karşıtlarının bütün güçlerini birleştirmeleri, darbe karşıtı bir

saf oluşturmaları gerekiyor.


Muhafazakârlarla “sol demokratların” elele vermesi gereken bir dönemden geçiyoruz.
Ortak bir amacımız var çünkü.


Geçenlerde bir okuyucum, beni çok etkileyen bir mail gönderdi.
... ama Taraf’ın şu anki yayın politikası, inanın bana, ben ve benim gibi muhafazakar kökenli insanlara, hayatında


sol lafından nefret eden insanlara, aslında çıkış yolunun gerçek anlamda sosyal demokraside ve bunun liberal bir
şekilde harmanlanması ile gerçekleşeceğinin inancını vermeye başladı.


Muhafazakâr topluma sol bakış açısı bu kadar uyumlu başka bir şekilde verilemez.


Ak Parti sorunu değil mesele, mesele sivil siyaset meselesi.


Darbe ortamının olmadığı bir ortamda sorunlar sivil siyasetle aşılabilir.”


Muhafazakâr kesimde “sol”un öneminin anlaşılmaya başlayacağının işareti gibi gözüken bu mektup,
yeni bir anlayışın çiçeklenebileceği umudunu verdi bana.


Aynı okuyucumun, “Kürt meselesinde biz körmüşüz” demesi, muhafazakâr kesimin ciddi bir özeleştiriye açık
olduğunu da gösteriyor sanki.

Sol, “muhafazakârlara” Şemdinli’de yapılan hataları, Kürt meselesindeki militarist yaklaşımı paylaşmaktaki yanlışlığı,
 “sadece kendinden olanla” ilgilenmenin bencilliğini anlatabilir.


Muhafazakârlar ise “sol”a, bu ülkede “Batı’yı özlemek” yerine, bu toplumun kendine has yapısıyla varılabilecek yeni bir
sentezin, köklerini tasavvuftan alan yeni bir “Anadolu rönesansının”, dini küçümsemek yerine dinle barışmanın, İstanbul’a

uzak” tutulan Anadolu’nun “muhafazakârlık” örtüsü altında gözlerden yiten mizahının önemini gösterebilir.

Darbeye karşı kurulacak yeni bir cephe, aynı zamanda bu ülkenin çoktandır özlediği ve şiddetle ihtiyaç duyduğu

“bir barışma ayinini” de gerçekleştirebilir.


Muhafazakârların, darbeye karşı çıkarken “solun” değerlerine, demokratlığına, “başkası için mücadele etme” azmine ihtiyacı var.


Solun da, bu topraklarda

“muhafazakâr” bir yaşam biçiminin

uzun süre devam edeceğini,


muhafazakârlıkla barışmadan, onu

hayatın önemli bir parçası olduğunu


fark etmeden hiçbir siyasi hareketin

başarıya ulaşamayacağını anlaması

gerekiyor.


Bugün, geçmişten gelen önyargılarıyla birbirlerine mesafeli hatta zaman zaman “yabancı” duran, birbirinden kuşkulanan
 iki kesim birbirine muhtaç.
Karşılarında büyüyen tehlike ise sonunda bu iki kesimi birden baskı altına almayı, bu iki kesimin iradelerini yok
 saymayı amaçlıyor.
Darbeye karşı bu iki kesim tek tek direnemez.
Ama bu iki kesimin kuvvetli bir ittifakı darbeyi durdurur.
Bu iki kesime, Kürtler’in “silahtan bıkmış” ve sayıları gittikçe artan kitlesi de katılır.
Bütün herkesi karşısına alan ortak tehdit, yeni bir Türkiye’nin, yeni bir anlayışın temelini oluşturmak gibi “hayırlı” bir
sonuç da yaratabilir.
Doğrusu böyle bir sonucun yaratılabileceği konusunda çok ümitliyim.
Hepimiz aynı şeyi istiyoruz çünkü.
Hiçbirimizin ezilmediği, küçümsenmediği, horlanmadığı özgür bir ülke.
Bunu yaratmak elimizde.
Yeter ki yan yana gelmeyi ve aynı safta durmayı becerebilelim.

24.06.2008

Ahmet Altan



 
May
01
    

 

demir maskeden demir adama iron man 2008

http://ironmanmovie.marvel.com/



Iron Man

Tony Stark, ünlü bir işadamı, Stark Şirketler Grubu'nun mirasçısı, mucit ve bir macareseverdir.

 

Ülkesi için geliştirdiği silahların denenmesi sırasında,

pusu kurmuş teröristlerin saldırısına uğrar. Kendisi dışında herkesin öldüğü bu saldırıda, yaralı bir şekilde teröristlerin eline geçer.

Onların elinde bir

esir olan Tony Spark, burada elindeki malzeme ile çok dayanıklı ve silahlarla donatılmış demirden bir kostüm tasarlar.

Esir olarak çalıştığı atölyede

bu kostümü uygulamaya başlar. Kostümü ile onu tutsak eden teröristlerin elinden kurtulur ve ABD'ye dönmeyi başarır.

Amerika'ya döndükten sonra kostümünü son teknoloji ürünü silah ve donanımlarla geliştiren Tony Stark, bir süper kahraman olarak suç ve

suçlularla mücadele edecektir.

http://www.gunesintamicinde.com/demir-adam-iron-man/

IRON MAN KİMDİR?

Orijinal öyküde Tony Stark, Vietnam savaşlarında esir alınan ve kalp rahatsızlığı bulunan vatansever zengin bir Amerikalıdır.

Kalbi için bir makine

yapmış ve zırh gibi giymiştir. Daha sonra bu zırha ekler yaparak silah ve kalkan haline gelerek yeni bulunan roket teknolojisi ile de uçmuştur.

(Bu öykü aslında artık bir dev olma yolunda teknolojik savaşını veren Amerika’nın önce Kore, sonra Vietnam’da dolaylı yoldan karşılaşacağı Çin’e

karşı ekonomik ve bilimsel propoganda başlangıcıdır)

Sonraları ise hikaye yenilenecek ve Körfez Savaşı ve Irak’a karşı savaşan Amerikan Kuvvetleri’ne dayandırılacaktır.

Daha sonra, evet, bir çok yenilenmiş hikayeden sonra Tony Stark’ı araştırmacı ve çok zengin bir iş adamı olarak görüyoruz.

“Yuppi” tarzı yaşamında

kimliğini gizleyerek, kötülerle mücadeleye karar verdiğinde teknolojinin yarattığı olağanüstü bir metal alaşımla Demir Adam’a dönüştüğünü

görüyoruz.

Diyebiliriz ki zırhının görünüşü ve kullandığı teknolojiler kadar temel öyküsü en çok değişen çizgiromandır.

Çünkü çok eskidir.

Captain Amerika kadar eski. Bazı sayılarda Avengers grubu içinde çarpışacak, bazense Marvel’in diğer çizgi romanlarına konuk olacaktır.







http://en.wikipedia.org/wiki/Iron_Man

 



 
May
01
    

 

 Cat Stevens - Lady D'arbanville.mp3

Dosyayi indirme adresiniz:

şifresi: ezberbozan
http://upshare.eu/download.php?id=C9457E2514&setlang=tr

Turkiye milli takim sarkisi muzigi turkcell reklam muzigi

Varsayılan UEFA Euro 2008 [PC]



UEFA EURO 2008

http://rapidshare.com/files/10745275...177.part01.rar
http://rapidshare.com/files/10745296...177.part02.rar
http://rapidshare.com/files/10745314...177.part03.rar
http://rapidshare.com/files/10745341...177.part04.rar
http://rapidshare.com/files/10745367...177.part05.rar
http://rapidshare.com/files/10745392...177.part06.rar
http://rapidshare.com/files/10745439...177.part07.rar
http://rapidshare.com/files/10745463...177.part08.rar
http://rapidshare.com/files/10745482...177.part09.rar
http://rapidshare.com/files/10745501...177.part10.rar
http://rapidshare.com/files/10745522...177.part11.rar
http://rapidshare.com/files/10745547...177.part12.rar
http://rapidshare.com/files/10745572...177.part13.rar
http://rapidshare.com/files/10745593...177.part14.rar
http://rapidshare.com/files/10745613...177.part15.rar
http://rapidshare.com/files/10745636...177.part16.rar
http://rapidshare.com/files/10745673...177.part17.rar
http://rapidshare.com/files/10745698...177.part18.rar
http://rapidshare.com/files/10745725...177.part19.rar
http://rapidshare.com/files/10745749...177.part20.rar
http://rapidshare.com/files/10745777...177.part21.rar
http://rapidshare.com/files/10745798...177.part22.rar
http://rapidshare.com/files/10745824...177.part23.rar
http://rapidshare.com/files/10745849...177.part24.rar
http://rapidshare.com/files/10745857...177.part25.rar


Linkler Ölmeden Sömürün Arkadaşlar.


XboX ScreenShot
(Sunum PC İçindir,Resimler XbOx)








Ernsthappel Stadyum


Geneve Stadyum



Letzigrund Stadyum



Salzburg Stadyum


St.Jakob Stadyum


Tivoli Stadyum



Wankdorf Stadyum


Wothersee Stadyum



 

 



Download - RapidLink

http://rapidshare.com/files/10747580...kiz.part01.rar
http://rapidshare.com/files/10747580...kiz.part02.rar
http://rapidshare.com/files/10747580...kiz.part03.rar
http://rapidshare.com/files/10747580...kiz.part04.rar
http://rapidshare.com/files/10747581...kiz.part05.rar
http://rapidshare.com/files/10747666...kiz.part06.rar
http://rapidshare.com/files/10747675...kiz.part07.rar
http://rapidshare.com/files/10747675...kiz.part08.rar
http://rapidshare.com/files/10747675...kiz.part09.rar
http://rapidshare.com/files/10747677...kiz.part10.rar
http://rapidshare.com/files/10747764...kiz.part11.rar
http://rapidshare.com/files/10747767...kiz.part12.rar
http://rapidshare.com/files/10747767...kiz.part13.rar
http://rapidshare.com/files/10747770...kiz.part14.rar
http://rapidshare.com/files/10747773...kiz.part15.rar
http://rapidshare.com/files/10747862...kiz.part16.rar
http://rapidshare.com/files/10747863...kiz.part17.rar
http://rapidshare.com/files/10747864...kiz.part18.rar



Not/Çalıştırmak için Alcohol 120 programını kullanmanızı tavsiye ediyorum...
Eklenmiş Dosyalar
Dosya Türü: txt UEFA08 PASS.txt (19 Byte, 3 Görüntülenme)




 
Mar
31
    
okuryazarhay | 31 Mart 2008 16:04 | etiket:  

 

karar millendir

STATÜKONUN İNTİHARI



 
Şub
13
    

 

Kadıköy belediye Başkanı bir boş vaktini bularak bir pazar yeri açılması projesine el attı.

Sayın başkanımıza hep yanlış bilgiler veriliyor.

Bahçeler arası sokakta oturanlar pazar kurulmasını istemiyorlar.

Hem sonra başkanın şeçim beyannamesi kendilerine neden hatırlatılmıyor.

 


Daha evvelki pazarda cankurtaran semte girememesinden onlarca insan kaybettik. Halatlarını ağaçlarımıza bağladılar.

Zamanla ellinin üzerinde ağaçımızı kesmek zorunda kaldık.

Pazar akşamı bahçelerimizde sidik dolu pet şiselerini topladık.

Ağaçlarımızın altına büyük dışkılarını bıraktılar.

Asansörlerimizin içine ettiler. Apartıman sahanlıklarımıza hem büyük ve hem de çizlerini yaptılar.

Bu yüzden pazarcılar ile halk karşı karşıya geldiler.

Sayın başkan bu zorlukları bilmesine rağmen bu mahllede de pazar yeri kurmaktaki düşüncelerini

anlamakta zorluk çekmekteyiz.


Bostancı halkı sosyal demokrat olmaktan bin pişmanlık duyar hale getirildi.

 

Ne olacak halktan kopuk Kadıköy Belediyesinin hali.

 

 

 

Bostancı'da Candan Erçetin pazarcılara karşı mı?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ezginin Günlüğü Ebruli Canlı Beraber ve Solo Şarkılar

Ezginin Günlüğü Ebruli Canlı Beraber ve Solo Şarkılar


 
Şub
13
    
okuryazarhay | 13 Şubat 2008 00:58 | etiket:  

 

 

 

 

Bir semtte karga ve sığırcıkların çoğalması o semtin bok götürdüğünün ifadesidir...


Bir kaç yıldır semtimizde karga ve sığırcıklar haddinden fazla çoğalmaya başlamıştır.

Çöp kontenyerlerinin devamlı karıştırılmasından ortaya çıkan

çöp atıkları bu hayvanlara cazip gelmektedir.

Apartımanlarımızın bahçeleri olmasından barınma alanı bulan kargalar semtimizi diğer semtlere göre

tercih etmektedirler.

Zira diğer semtlerde yeşil bahçe alanları selami öztürk tarafından imara açıldığından kargaların beslenecekleri ve tüneyecek

alanları kalmamıştır.

Bir de çöpleri karıştıranlar için yaptığımız öneri paketlerini dikkate alınmamasından kargalar misli olarak büyümnektedirler.

Hatta o kadar çoğaldılar ki istatisliklere göre semtimizi kasaba yoğunlu yapmaları için bir kaç karga ailesi daha gerekmektedir.


2001 yılında Sayın Selami Öztürk'e STK lar kargaların ve sığırcıkların çoğalması üzerine ikazda bulunmuşlardı.

S.Selami Öztürk "Özgürlük parkından

başlayarak tüm kadıköy'e ötücü kuş yuvaları yapacağına " dair Hürriyete beyanat verdi.

O gün bu gün kargalar çoğalıyor.

Ve ötücü kuşlar

kayboluor.

Selami Öztürk bu güne kadar ne vaadi verdiyse gerçekleşmemiştir.


Semtimiz pislik içindedir.


Çözüm atıklar için uygun çöp kontenyeri seçmektir.

Platformun çöp toplamakta kullanılacak metodlarını şu an için uygulamasanız bile ileri de

platformun teklifini kabul etmek zorunda kalacaksınız.

Biz halkız ve her zaman çıkar düşünmeden gerçek bilgileri aktarırız.

 

 

 



 
Şub
13
    
okuryazarhay | 13 Şubat 2008 00:56 | etiket:  

 

20 Haziran 1946 yılında Konya-Ilgın'da doğan Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri John Baez, Maria Farandouri gibi

sanatçılar tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye'nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı.

Bugüne kadar üç uzun metrajlı film yönetti; "Yer Demir Gök Bakır", "Sis" ve "Şahmeran". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "Altın Antigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre, ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi bir çok televizyon şirketine satıldı.

Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk - Kul Forumu'nda yer aldı.

Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu.

1996 yılında Paris'te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, orjinali ilk kez 1978'de çıkan "Nazım Türküsü"adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi.

Arafta Bir Çocuk", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" kitaplarının yazarı olan Livaneli, halen Sabah Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir...

 

 

 

 





 
Şub
13
    

 

 

 

 

Bir Şafaktan Bir Şafağa
Bir Akşamdan Bir Akşama
Merhaba Demeden Daha
Bu Gitmeler Gitmek Değil

Eğil Salkım Söğüt Eğil
Bu Benimki Sevda Değil
Eğil Yağmur Rüzgar Eğil
Bu Benimki Sevda Değil

Eğil Dalga, Bükül Demir
Güzelliğin Gerçek Değil
Pencerem Kör Kapım Kitli
Bu Bendeki Seyir Değil

Eğil Salkım Söğüt Eğil
Bu Benimki Sevda Değil
Eğil Yağmur Rüzgar Eğil
Bu Benimki Sevda Değil
Ah benim sevdalı başım
Ah benim şair telaşım
Ah benim sarhoşluğum
Ah çılgın yüreğim
Sus artık uslandır beni

Kaç okyanus geçtim böyle
Kaç denizde yitip gittim
Kırılmış direkler yırtık yelkenlerle
Kaç seferden yorgun döndüm

Ah benim yaralı ruhum
Ah benim insan kusurum
Ah benim isyanlarım, ah yalnızlıklarım
Gel artık uslandır beni

Ah benim iyimser yanım
Ah benim aldanışlarım
Ah benim kavgalarım
Ah pişmanlıklarım
Sus artık uslandır beni